Logo Poster yarışması Choose a language:
English Russian Serbian Turkish Romania


Örnekler

Aşağıdaki örnekler yalnızca daha fazla örnek oluşturmak ve konuya gençlerin ilgisini çekmek için fikir verme amaçlı sunulmuştur.

1. Kurtwolf

Kurt gibi büyük etoburlar, biyolojik çeşitliliğin önemli bir unsurunu temsil ederler; başka bir deyişle iç kısımlardaki ekosistemlerin gıda zincirinin ‘en üst yırtıcı hayvanlarıdır’. Kurtlar, avlarının sayısını (geyik, vb.) daima en yaşlı veya en zayıf hayvanları avlayarak düzenlerler ve böylece av nüfusunun daha sağlıklı olmasını ve daha uzun süre hayatta kalabilmesini sağlarlar. Diğer yandan bu av hayvanları da ot ve diğer sebzelerle beslenirler ve dolayısıyla nüfus seviyesi gıda zincirinin elemanları tarafından da düzenlenmiş olur.

Ekosistemin böyle bir işlevi olduğu için, kurtlar yalnızca insanlara rakip olabilir; bunun nedeni de beslenme alışkanlıklarının genellikle aynı maddeleri içermesi ve bu maddelerin insanoğlu tarafından ekonomik nedenlerle kötüye kullanılmasıdır. Gıda, yeni barınak veya yeni eş arayışındaki kurtlar kendi ortamlarını bırakıp bilmedikleri yeni alanlarda dolanırlar. Bu keşif gezisinde insanlardan kaçınmak zorundadırlar; çünkü burada insanlardan başka düşmanları yoktur. Kurtların serbestçe dolaşmalarını sağlamak için, sıkı koruma altındaki veya uzaktaki ormanlık alanlar birbiri ile bağlanmalıdır.

Çocuklar için: Kurt hikayesi

Daire Orman’da yaşayan genç ve yalnız bir erkek kurt olan Linox, bir yaz akşamında dolunaya bir şarkı söylüyordu. Söylediği şarkı aradığı dişi kurdu bulup bir aile kurma konusundaki çaresizliğiyle ilgiliydi. Yalnızlığının sesini güzel bir yetim dişi kurt olan Aretha duydu, ancak ne yazık ki Aretha Daire Ormanı’ndan birkaç kilometre uzaktaki Kare Orman’da yaşıyordu. Ailesi bir insan tarafından avlanan Aretha da çok yalnız, çok umutsuzdu. Çünkü Kare Orman'da yalnızca çok büyük geyikler yaşıyordu ve bir sürünün yardımı olmadan bunları avlamak imkansızdı. Linox’un şarkısı Aretha’ya bir gün ait olabileceği büyük bir aile bulacağına dair umut verdi. Aretha cesaretini topladı ve bu şarkıyı kimin söylediğini bulmaya karar verdi. Kare Orman’ın kenarına geldiğinde, insanların kendi ormanı ile Linox’un evi olduğunu düşündüğü en yakındaki diğer orman arasında bir otoyol inşa ettiklerini fark etti. Tepenin üstünden aşağıya doğru bakarken, bu otoyolun yakındaki köyleri ve kasabaları birleştirmek için inşa edildiğini ve kendisini geleceğinden ayıran üç tane de küçük ayçiçeği çiftliği bulunduğunu öğrendi.

Üzgün şekilde bir kayanın üzerine oturup ağladı. Bilge Dilek Kuşu tam yanına kondu.
“Neden ağlıyorsun?” diye sordu.
“Nasıl ağlamam, ayçiçeği tarlalarından geçemem, orada insanlar ellerinde silahlarla beni bekliyorlar. Ayçiçeği çiftliklerini geçsem bile, gıda ve huzur bulamayacağım kasabalarda asla hayatta kalamam. Diyelim ki ayçiçeği tarlalarını ve kasabaları geçtim, şu yolun üzerinden uçup geçemem ki... Ne yapabilirim?” diye sordu.
Bilge Dilek Kuşu “Çocuklara sormalıyız” dedi.

2. Geyik böceği

Geyik böceği, Avrupa’da yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olan en büyük böceklerden biridir. Bu böcekler ölü ağaca bağımlıdırlar, çünkü larvaları ölü ağaçların için 6-8 yıl geçirmeli ve ölü ağaçların çürüyen kısımlarıyla beslenmelidir. Geyik böceği, ölü ağaçların ilk parçalanmasında ve ufalanmasında hayati roller oynar. Doğal orman ekosistemlerinde, küçük ölçekli boşluk dinamikleri ile yangınlar ve fırtınalar gibi tekrarlayan felaket olaylarının birleşmesiyle sürekli olarak ölü ağaçlar ortaya çıkar. Yanmış olan bir alan, çok büyük hacimlerde ölen ve zayıflayan ağaçlar içerir ve bu ağaçlar, geyik böceklerinin hayatta kalmasına yardımcı olur. Bununla birlikte, beşeri orman yönetimi, ormanların yaş yapısını, ağaç türleri bileşimini ve ölü ağaç bulunabilirliğini değiştirmiştir. Sonuç olarak, birçok saproksilik (ağaçta yaşayan) böcek türünün sayısı azalmıştır ve birçok tür de yok olma tehlikesiyle karşı karşıyadır.

Ölü ağaçta geçirdikleri yılların ardından, geyik böcekleri bir yaz mevsimi boyunca gelişmiş evrelerinin tadını çıkarabilir ve üreyebilirler. Bu imago evresinde, gün ışığında meşe ağaçlarının etrafındaki suyu emerler ve gece olduğunda dişiler kendilerine eş ararlar.  Dişiler uçabilmelerine rağmen yalnızca kısıtlı mesafelere gidebilirler; dolayısıyla olabildiğince kısa mesafede bir erkek bulabilmeleri gerekmektedir. Dolayısıyla, meşe ağaçlarının birbirine yakın olması gerekir; bu şekilde yeterli gıda veya eş bulabilirler veya ağaçlar arasında bir şekilde koridorlar oluşturulmalıdır.  

Çocuklar için:

Geyik böceklerinin en yaşlısı Ölü Kovuğun kenarına oturdu ve etrafına baktı. Onlarca diğer Geyik böceği de heyecanla Yaşlı Geyik böceğinin birazdan yüksek sesle anlatacağı hikayeyi bekliyordu. Yaşlı Geyik böceğinin elinde, Geyik böceklerinin hatıra kitabı açık halde duruyordu. Her yıl şimdiki nesil bu kitaba birkaç satır daha yazarak bir sonraki neslin hayatta kalmasına ve kendilerini hatırlamasına yardımcı oluyordu. Sessizliğe Geyik Böceklerinin en yaşlısının şu sözleri eşlik etti:

“Bundan yüz yıl önce, Yaşlı Geyik Böceği şöyle yazmıştı: Ormanda çok sayıda büyük ölü kütüğümüz var. Ormana hiç kimse tarafından zarar verilmiyor. Bu yaz bizim için birçok yeni ev yaratan bir yangın oldu.  Bu çok iyi bir yıldı.
Bundan elli yıl önce, Yaşlı Geyik Böceği şöyle yazmıştı: Ormana insanlar girdi ve ağaçları kesmeye başladılar. Başlarda yalnızca birkaç ağaç kestiler, daha sonra birkaç tane daha... Bu yıl hiç yangın da çıkmadı. Ne trajik bir yıl!
Bundan on yıl önce, Yaşlı Geyik Böceği şöyle yazmıştı: İnsanlar yine birçok ağacı kestiler. Artık etrafımızda neredeyse hiç yaşlı ağaç kalmadı. Hatta bazen ölü ağaçları söküp götürüyorlar. Kadınlarımızın kendilerini yakışıklı erkeklerin çaresizce bekledikleri bir sonraki ağaca ulaşmak için ne kadar zorlandıklarını görmek zorunda kaldığımda içim acıyor. Artık ağaçlar tırmanılacak veya uçulacak kadar yakın değiller. Kadınlarımızın çoğu bitkin halde ve yalnız dönüyor; bazılarıyla hiç geri dönemiyorlar. Ulusumuz tehlikede”.

En yaşlı Geyik böceği bir an sessizliğe büründü ve gözlüklerinin üstünden onu dinleyenlere baktı. Herkes gözyaşlarını tutmaya çalışıyordu. Daha sonra yeniden konuştu:

“Hepimiz atalarımızın anlattığı bu zorlukları biliyoruz. Ama kendimize acımak yerine çözümlere yoğunlaşmalıyız” diyerek sözlerine son verdi.

Herkes başıyla onayladı. Genç bir erkek elini kaldırdı:
“Ama nereden başlayacağız?”